10. Kent Araştırmaları Kongresi Sonuç Bildirgesi Yayınlandı
Kent Araştırmaları Enstitüsü’nün öncülüğünde düzenlenen 10. Kent Araştırmaları Kongresi, “Kentsel Gelişim: Süreçler, Sorunlar ve Çözümler” ana teması etrafında yürütülen çok disiplinli tartışmaların ardından hazırlanan Sonuç Bildirgesinin tamamlanmasıyla birlikte kamuoyu ile paylaşıldı. Sonuç Bildirgesi; kongrede sunulan bilimsel bildiriler, saha gözlemleri ve farklı ölçeklerdeki uygulama deneyimlerinin ortak bir değerlendirme zemininde buluşturulmasıyla oluşturuldu.
Bildirge, kentlerin günümüzde karşı karşıya bulunduğu çok katmanlı kriz alanlarını yalnızca tek bir başlık altında ele almak yerine; sosyo-mekânsal eşitsizlikler, afet riskleri, iklim krizi ve ekolojik kırılganlık, kültürel mirasın sürekliliği ve katılımcı yönetişimin dönüşümü gibi birbirine bağlı sorun alanlarını birlikte düşünmeyi öneriyor. Bu yaklaşım, kentsel gelişim politikalarının “tekil proje mantığı”ndan çıkarılarak, bütüncül, izlenebilir ve kamu yararı merkezli bir çerçevede yeniden kurulması gerektiğine işaret ediyor.
Kentsel Adalet Vurgusu: Eşitsizliklerin Derinleşmesine Karşı Etki Değerlendirmesi
Sonuç Bildirgesi’nin temel eksenlerinden biri, artan sosyo-mekânsal eşitsizliklerin kent yaşamındaki etkilerinin görünür kılınması ve planlama süreçlerinde “kentsel adalet” ilkesinin yeniden ve daha güçlü biçimde ele alınmasıdır. Bildirgede; turizm baskısıyla hızlanan dönüşüm süreçlerinin konut krizini ağırlaştırabildiği, yerinden edilme riskini artırabildiği ve kentsel hizmetlere erişimde yeni eşitsizlik katmanları üretebildiği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, piyasa odaklı ayrışma dinamikleri, soylulaştırma ve özellikle yeşil yatırımların dahi bazı bağlamlarda “yeşil soylulaştırma” gibi beklenmedik dışlayıcı etkiler doğurabileceği ifade edilmektedir.
Bildirge, bu risklere karşı Kentsel Eşitsizlik Etki Değerlendirmesi yaklaşımının (dönüşüm, turizm, yeşil altyapı, ulaşım gibi proje türlerinde) yaygınlaştırılmasını; kira/konut fiyatı, yerinden edilme, hizmet erişimi ve kamusal mekân kullanımının uygulama öncesi–sonrası izlenebilir biçimde değerlendirilmesini önermektedir. Ulaşım ve büyük kamu yatırımlarının oluşturduğu değer artışının kamu yararına yönlendirilmesi, konut erişilebilirliği için koruyucu paketlerin geliştirilmesi ve dijital hizmetlerde “çok kanallı erişim” standartlarının benimsenmesi de bu başlık altında öne çıkan öneriler arasındadır.
Afet Dirençliliği: Sadece Fiziksel Risk Değil, Sosyal Kırılganlık da Planın Parçası Olmalı
Sonuç Bildirgesi’nin ikinci ana odağı, afet dirençliliğinin günümüz koşullarına uygun biçimde yeniden düşünülmesidir. Bildirgede, Türkiye’de kentsel dönüşüm ve afetle ilişkili mevzuatın çoğu zaman yalnızca fiziksel yenileme perspektifine sıkışabildiği; sosyal ve ekonomik kırılganlıkları yeterince kapsamadığı; dayanıklılığı artırmaya dönük açık bir yol haritası üretmekte zorlanabildiği belirtilmektedir.
Bu doğrultuda, risk azaltım planlarının yalnızca “yapı stoğu” üzerinden değil; yaş, engellilik, gelir düzeyi, göçmenlik, erişim olanakları gibi sosyal kırılganlık katmanlarıyla birlikte ele alınması gerektiği vurgulanır. Afet sonrası süreçlerde kurumlar arası koordinasyon ve veri paylaşımı için yerel düzeyde bağlayıcı protokoller, geçici barınma ve yardım noktalarında erişim standartları, mahalle ölçeğinde toplum temelli hazırlık ve risk iletişimi gibi öneriler, bildirgenin yönetişim boyutunu güçlendiren unsurlar olarak öne çıkar.
Ekolojik Bütünlük ve İklim Uyumlu Gelişim: Plan Notundan Mekânsal Uygulamaya
Üçüncü ilke seti, kentsel gelişimin çevresel sürdürülebilirlik temelinde ele alınması ve iklim değişikliği risklerine karşı iklim uyumlu planlama yaklaşımının güçlendirilmesidir. Bildirgede, iklim adaptasyon planlarında risk tanımlarının yapılmasına rağmen bu başlıkların kentsel master planlara bağlayıcı biçimde entegrasyonunda ve mekânsal uygulamada eksikler olabildiği tespiti yer alıyor. Ayrıca vadiler, kıyılar, su havzaları ve ekolojik ağlar gibi kritik alanlarda rant baskısının ekolojik bütünlük üzerinde yarattığı tehditlere dikkat çekiliyor.
Bu kapsamda; ısı adası etkisine karşı gölgeleme, geçirgen zemin, yeşil koridor, serinleme noktaları gibi araçlarla ısı adası eylem planı hazırlanması; kırılgan mahallelerin önceliklendirilmesi; yeşil altyapı yatırımlarında sosyal etkilerin eşzamanlı yönetilmesi ve döngüsel ekonomi perspektifinin belediye performans göstergelerine bağlanması gibi öneriler sıralanmaktadır.
Kültürel Bellek ve Kimlik Sürekliliği: Miras “Yaşayan Değer” Olarak Korunmalı
Sonuç Bildirgesinde, kültürel mirasın (somut ve soyut) yalnızca fiziksel korunacak bir alan değil; toplumsal bellek, kimlik sürekliliği ve kamusallıkla doğrudan ilişkili yaşayan bir değer olarak ele alınmasını öneriliyor. Parçalı müdahalelerin uzun vadede miras değerlerine zarar verebileceği vurgulanırken; özellikle afet sonrası yeniden inşa süreçlerinde katılımcılığın, yerel bellek ve sosyal ihtiyaçlarla birlikte ele alınmasının gerekliliği ifade edilmektedir.
Bildirge aynı zamanda, kent meydanları ve tarihi alanların tüketim odaklı gösteri mekânlarına dönüşmesi, görsel kirlilik ve düzensiz reklamların miras görünürlüğünü zayıflatması gibi meseleleri kamusal nitelik açısından kritik bir tartışma başlığı olarak konumlandırıyor.
Çok Paydaşlı ve Dijital Katılımcı Yönetişim: Hibrit Katılım, Açık Veri, Etik Veri
Bildirgenin beşinci ayağı, kentsel karar alma süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılığın güçlendirilmesidir. Burada katılımın yalnızca tek kanallı bir “toplantı” formatıyla değil; e-katılım, mahalle forumları, kent konseyleri gibi araçlarla hibrit biçimde tasarlanması; dijital zorunlulukların dışlayıcı etkilerini azaltacak destek mekanizmalarının kurulması; açık veri ve etik veri yönetişimi ilkelerinin (mahremiyet, ayrımcılık riski, erişilebilirlik) tanımlanması öne çıkıyor.
Bu çerçevede ayrıca, yaşlı dostu akıllı kent politikaları için yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi; devlet taşınmazlarının sosyal konut, kamusal donatı, yeşil altyapı ve afet toplanma alanları gibi kamusal fayda öncelikleriyle ilişkilendirilmesi; küçülen kentlerde hizmet ağlarının yeniden ölçeklendirilmesi gibi başlıklar da Sonuç Bildirgesi’nin genişleyen tartışma alanları arasında yer alır.
Bildirgeye erişmek için tıklayın: http://www.kentarastirmalari.org/icus2025/wp-content/uploads/2025/12/10.KAK-Sonuc-Bildirgesi.pdf