“Tüm iş akışları veriye dayalı kurgulanmalı ve mevcut verilerin farklı toplum kesimlerinin ihtiyaçlarını gözeten adil ve kapsayıcı bir bakışla yorumlanması gerekiyor.”
Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, GYODER’in 20. Gayrimenkul Zirvesi hazırlıkları kapsamında düzenlediği “Zihin Atölyeleri”nin ilk buluşması olan “Veriyi Doğru Okumak – Veriyi Anlamlandırmak” başlıklı toplantıya katıldı. Gayrimenkul sektörünün önde gelen temsilcilerini, akademisyenleri ve uzmanları bir araya getiren toplantıda, Türkiye’de konut piyasasına ilişkin veri üretimi ve veri okuryazarlığı çok boyutlu olarak tartışıldı.
Toplantıda söz alan Emir Osmanoğlu, özellikle konut alanına ilişkin verilerin parçalı ve dağınık yapısına dikkat çekerek, “Konut alanında kullanılabilecek verilerin bütününü düzenlemek ve ortak bir çerçevede buluşturmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu. Osmanoğlu, yalnızca mevcut veriyi analiz etmenin değil, sektördeki tüm iş akışlarının baştan sona veri temelli kurgulanmasının önemine işaret etti.
Osmanoğlu, doğru karar mekanizmaları için verinin teknik bir uzmanlık alanı olmanın ötesine geçmesi gerektiğini belirterek, planlama, yatırım, finansman ve sosyal politika süreçlerinin tamamında nitelikli veri altyapısının belirleyici olduğuna vurgu yaptı. Özellikle konut üretimi, kira piyasası, erişilebilirlik ve kentsel dönüşüm gibi alanlarda, sahadan gelen bilginin standartlaştırılmış ve karşılaştırılabilir göstergelere dönüştürülmesinin kritik olduğunun altını çizdi.
Konuşmasında veri adaleti kavramına da özel bir yer ayıran Osmanoğlu, var olan verinin farklı toplum kesimlerinin ihtiyaçlarını görünür kılacak biçimde, adil ve kapsayıcı bir bakışla yorumlanması gerektiğini ifade etti. Aksi halde, belirli gelir gruplarını, bölgeleri ya da hassas toplumsal kesimleri dışarıda bırakan veri okumalarının, konut krizini derinleştiren politikalara dönüşebileceğini belirtti.
Kent Araştırmaları Enstitüsü’nün uzun yıllardır sürdürdüğü kentsel veri üretimi ve analiz çalışmalarına değinen Osmanoğlu, enstitünün deneyimini gayrimenkul sektörüyle paylaşmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Ortak veri dili, şeffaflık ve analitik okuryazarlığın güçlendirilmesi halinde, hem kamu hem özel sektör için daha öngörülebilir ve sosyal açıdan daha adil bir konut politikasının mümkün olacağını vurguladı.
GYODER’in “Zihin Atölyeleri” başlığı altında düzenlediği bu buluşma, 20. Gayrimenkul Zirvesi’ne giden süreçte sektörün geleceğini veri temelli, eleştirel ve çoğulcu bir zeminde tartışmaya açmayı hedefliyor. Toplantı, katılımcıların soru, katkı ve tartışmalarıyla interaktif bir şekilde ilerlerken; konut piyasasında “veriyi doğru okumak ve veriyi anlamlandırmak” temasının önümüzdeki dönemin temel gündemlerinden biri olacağı mesajı verildi.