Başlık Metninizi Buraya Marmara Belediyeler Birliği tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Marmara Urban Forum’un (MARUF25) Kent Kütüphanesi programında yer alan “Kent Yayıncıları Konuşuyor / Speak Up: Voices of Urban Publishers” oturumuna, Kent Araştırmaları Enstitüsü ve İdealkent Yayınları adına Emir Osmanoğlu konuşmacı olarak katıldı. Osmanoğlu, 2010’dan bu yana kent odaklı yaptıkları yayıncılığın nasıl bir kamusal bilgi alanı kurduğunu anlattı.Ekleyin

Marmara Belediyeler Birliği tarafından “Çözüm Üreten Kentler” mottosuyla iki yılda bir düzenlenen Marmara Urban Forum (MARUF), 1–3 Ekim 2025 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde kent paydaşlarını dördüncü kez bir araya getirdi. “Tüm Mümkünlerin Kıyısında / On the Shore of All Possibilities” çerçevesiyle kurgulanan MARUF25, üç gün boyunca kentleri iklim krizinden sosyal kapsayıcılığa, altyapıdan dijital dönüşüme uzanan geniş bir yelpazede tartışmaya açtı.

Forumun en canlı alanlarından biri ise, okurları, araştırmacıları, yayıncıları ve kent odaklı kurumları buluşturan Kent Kütüphanesi (Urban Library) oldu. Kent yaşamı, şehircilik, mimarlık, planlama ve sosyal bilimler alanlarında seçilmiş kitap ve dergilerin yer aldığı Kent Kütüphanesi’nde, gün boyu söyleşiler, imza programları ve çocuklara yönelik etkinlikler düzenlendi.

Bu kapsamda gerçekleştirilen “Kent Yayıncıları Konuşuyor / Speak Up: Voices of Urban Publishers” oturumunda, kent üzerine düşünce ve araştırma üreten yayınevleri ve kurumlar, kent yayıncılığının imkânlarını, sınırlılıklarını ve sorumluluklarını tartıştı. Gebze Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Melis Oğuz Çevik’in moderatörlüğünü üstlendiği oturumda; Kent Araştırmaları Enstitüsü ve İdealKent Yayınları Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, Mekanda Adalet Derneği Genel Koordinatörü Ceren Yartan, YEM Yayın & Kitabevi Yöneticisi M. Mesut Kaya ve Marmara Belediyeler Birliği Kurumsal İletişim Koordinatörü Emrehan Furkan Düzgiden konuşmacı olarak yer aldı. Kitapların kent yaşamını yansıtmanın ötesinde kamu tartışmalarını nasıl şekillendirdiğine ve kolektif belleğe sunduğu katkıya odaklanan etkinlik, yayıncıların perspektifinden kentsel etkileşimi derinlemesine ele aldı. Oturumda Kent Araştırmaları Enstitüsü ve İdealkent Yayınları’nı, Enstitü Direktörü ve İdealkent Genel Yayın Yönetmeni Emir Osmanoğlu temsil etti.

Osmanoğlu oturumda yaptığı konuşmasında, İdealkent’in 2010 yılından bu yana yürüttüğü yayıncılık pratiğini, kentsel bilginin kamusal alanda daha demokratik dolaşımı amacıyla yaptıklarını anlattı. 2010’dan bugüne İdealkent’te 813 makale 100’ü aşkın kitap yayınladıklarını ifade etti. Bu makalelerin yazarları, hakemleri, kitapların yazarları, derleme kitaplarda yer alan yazar katkılarıyla birlikte 3 binin üzerinde araştırmacının kente dair devasa bir kamusallık ürettiğinin altını çizdi. Bu birikimin kent üzerine düşünen çok sayıda araştırmacının ortak kamusal alan olduğunun altını çizdi.

İdealkent’in kent çalışmalarını; şehircilik kuramı, planlama, mimarlık, sosyoloji, siyaset bilimi ve kültürel çalışmalar gibi farklı disiplinler arasında dolaşan bir zeminde ele aldığını belirten Osmanoğlu, “Her hakem raporu, her makale düzeltmesi ve her yeni sayı, aslında kentlilerin bilgiye erişim hakkı için verilen ortak bir emektir” diyerek akademik yayıncılığın kamusal boyutuna dikkat çekti. Açık erişim ve nitelikli hakemlik süreçlerinin, kent politikalarının tartışılmasında şeffaflık ve çoğulculuk ürettiğini ifade etti.

Oturumda ayrıca kent yayınevlerinin karşılaştığı ekonomik ve lojistik güçlükler, basılı ve dijital yayın arasındaki denge, yerel yönetimlerle kurulan iş birlikleri, okur kitlesinin dönüşümü, genç araştırmacıların kent yazınına katılım kanalları gibi başlıklar da ele alındı. Kent Kütüphanesi’nin, bu tartışmaların okurla yüz yüze temas kurabildiği bir “yaşayan kütüphane” işlevi gördüğü vurgulandı.

Kent Araştırmaları Enstitüsü ve İdealkent Yayınları’nın MARUF25 Kent Kütüphanesi programına katılımı, hem Türkiye’de kent çalışmalarının geldiği noktayı görünür kıldı hem de yeni iş birlikleri ve ortak projeler için bir zemin oluşturdu. Forum boyunca standa uğrayan araştırmacılar, öğrenciler ve yerel yönetim temsilcileri; dergi ve kitaplar üzerinden Türkiye’nin farklı şehirlerine, mahallelerine ve toplumsal gruplarına odaklanan çalışmaları yakından tanıma fırsatı buldu.