Kent Araştırmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan "Türkiye'de Yaşlı Refahı" başlıklı rapor, ülkenin hızla yaşlanan demografik yapısı ve yaşlı bakım hizmetlerindeki mevcut durumu kapsamlı bir şekilde ortaya koydu. Haziran 2025'te yayımlanan rapor, yaşlı bireylerin karşılaştığı sorunlara, mevcut bakım hizmetlerinin yeterliliğine ve toplumsal algıya dair önemli bulgular sunarak, geleceğe yönelik politika önerileri geliştirilmesinin aciliyetini vurguluyor.
Türkiye’nin Demografik Dönüşümü Hız Kazanıyor
Rapor, Türkiye’nin son yirmi yılda önemli bir demografik değişim geçirdiğini gözler önüne seriyor. 65 yaş ve üzeri nüfus, 2000 yılında toplam nüfusun %5,7’sini (3,86 milyon kişi) oluştururken, bu oran 2024 itibarıyla %10,6’ya (9,11 milyon kişi) yükselmiştir. TÜİK projeksiyonlarına göre bu artışın devam etmesi halinde, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2030’da %13,5’e, 2060’ta %27,0’ye ve 2100 ise %33,6’ya ulaşacak. Bu durum, Türkiye’nin hızla yaşlanan ülkeler arasına girdiğini ve yaşlanmanın artık gelecekteki bir öngörü değil, güncel bir sosyal gerçeklik olduğunu göstermektedir.
Yaşlı bağımlılık oranı da dikkat çekici bir şekilde artmaktadır. 2019’da 100 çalışana karşılık 13,4 yaşlı düşerken, bu oran 2023’te 15,2’ye yükselmiştir. Projeksiyonlar, bu oranın 2060’ta %45,5’e, 2100’de ise %61,6’ya ulaşacağını öngörmektedir. Bu artış, sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri ve emeklilik planlaması üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Ayrıca, 65 yaş ve üzeri bireylerin beşte birinin tek başına yaşadığı ve bu hanelerin %74’ünün kadınlardan oluştuğu belirtilmiştir. Yalnız yaşayan yaşlılar arasında yoksulluk, sosyal izolasyon ve bakım ihtiyacına ilişkin riskler daha yüksektir.
Mevcut Bakım Hizmetleri ve Kapasite Yetersizlikleri
Türkiye’de yaşlı bakım hizmetleri kurumsal bakım (huzurevleri) ve evde bakım uygulamaları olarak iki ana eksende gelişmektedir. Nisan 2023 itibarıyla Türkiye genelinde 458 huzurevinde 38.231 kişilik kapasite bulunmakta olup, fiilen bakım hizmeti sunulan yaşlı sayısı 29.332’dir. Ortalama doluluk oranı %76,7 seviyesindedir. Ancak, 2024 itibarıyla 65 yaş ve üzeri nüfusun sadece yaklaşık %0,3’ü huzurevlerinde yaşamakta olup, bu oran OECD ülkelerindeki %3-5 ortalamasının oldukça altındadır. Bu durum, kurumsal bakım hizmetlerinden yararlanma oranının düşük kaldığını göstermektedir.
Evde Bakım Yardımı programı kapsamında 2025 yılı itibarıyla 123.463 yaşlı birey ve aileleri düzenli nakdi destekten yararlanmaktadır. Yaşlı Destek Programı (YADES) ile 28 ilde uygulanan 91 proje kapsamında 153.098 yaşlıya ulaşılmış ve kişisel bakım, temizlik, sıcak yemek dağıtımı gibi hizmetler sunulmuştur. Gündüzlü Yaşlı Bakım ve Aktif Yaşam Merkezleri de sosyal katılımı teşvik etmek amacıyla geliştirilmiştir.
Yaşlıların Karşılaştığı Temel Sorunlar ve Toplumsal Algı
Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların %62,2’si yaşlıların karşılaştığı en büyük sorunun “gelir yetersizliği ve emekli maaşının düşüklüğü” olduğunu belirtmiştir. Bu sorunu %11,7 ile “aile desteğinin zayıflaması” ve %8,7 ile “sağlık hizmetlerine erişim zorluğu” takip etmektedir. Türkiye’de yaşlı bakım hizmetlerinin yeterli olduğunu düşünenlerin oranı yalnızca %29,4 iken, %60,4’ü yeterli olmadığını düşünmektedir. Huzurevinde yaşamanın gerekli hale geleceği durumlar sorulduğunda, katılımcıların %51,5’i “aile desteği yoksa”, %33,4’ü ise “evde bakım imkansızlaşmışsa” cevabını vermiştir. Kendi yaşlılığında huzurevinde kalmak istemeyeceğini belirtenlerin oranı %43,5 iken, mecbur kalırsa kalacağını belirtenlerin oranı %41,6’dır. Huzurevinde kalmakla ilgili en büyük endişe ise %40,6 ile “ilgisizlik ve kötü muamele görmek” olarak öne çıkmaktadır.
Uluslararası Karşılaştırmalar ve Gelecek Perspektifi
Rapor, Türkiye’nin yaşlı bakım politikalarını OECD ve AB ülkeleriyle karşılaştırmaktadır. Gelişmiş ülkelerde uzun dönem bakım harcamaları GSYİH’nin %3,5’ine kadar çıkarken, Türkiye’de bu oran %0,5’in altındadır. Bu durum, Türkiye’de bakım hizmetlerinin büyük ölçüde aile içi emeğe dayandığını göstermektedir. Türkiye’nin yaşlanma politikaları, 2000’li yıllardan sonra “Yaşlanma Ulusal Eylem Planı” ve “Yaşlanma Vizyon Belgesi” gibi strateji belgeleriyle ivme kazanmıştır.
Rapor, Türkiye’nin demografik yaşlanmanın hızlandığı bu dönemde, sadece hizmet arzını değil, aynı zamanda bakım emeğini tanıyan, profesyonelleştiren ve sosyal adalet ilkesine dayalı yeni bir bakım rejimi geliştirmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulamaktadır. Türkiye’de Yaşlı Refahı raporu, yaşlılıkla ilgili sosyal politika süreçlerine toplumsal temelli katkı sağlamayı ve yaşlı bireylerin ihtiyaçlarına daha duyarlı hizmet modellerinin oluşturulmasına ışık tutmayı amaçlamaktadır.
Türkiye’de Yaşlı Refahı Raporunu incelemek için sayfayı ziyaret edebilirsiniz: https://www.kentarastirmalari.org/wp-content/uploads/2025/08/Turkiyede-Yasli-Refahi-Raporu.pdf