2010 yılında yayınlanmaya başlayan İdealKent Dergisi şehrin akademik mecrası olmaya devam ediyor..
Kentleşme olgusu, yalnızca fiziki çevreyi değil, aynı zamanda toplumsal yapılar, kültürel pratikler ve yönetişim biçimlerini de etkileyen karmaşık bir dönüşüm süreci olarak akademik ilginin merkezinde yer almaya devam ediyor. Bu çerçevede yayımlanan İdealkent Dergisi’nin 47. sayısı, kent çalışmalarına disiplinlerarası bir perspektif sunan özgün araştırmaları okuyucularla buluşturuyor.
Aşağıda derginin editoryal yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
Kentleşme, insanlık tarihinin yalnızca fiziksel çevreye yönelik değil; aynı zamanda toplumsal yapılar, kültürel pratikler ve yönetişim biçimleri üzerindeki etkilerini de kapsayan en dinamik dönüşüm süreçlerinden biridir. Bu bağlamda kent çalışmaları, sadece mimarlık ya da şehircilik alanlarının değil; sosyoloji, kamu yönetimi, çevre çalışmaları ve kültürel analiz gibi pek çok disiplinin buluşma noktası haline gelmiştir. Elinizdeki bu özel sayıda da bu çokdisiplinli yaklaşıma sadık kalınarak Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinden kentleşmeye dair özgün konulara temas eden makaleler bir araya getirilmiştir.
Sayının ilk bölümünü oluşturan araştırma makaleleri, kentleşmenin fiziksel, sosyal ve yönetsel boyutlarına ışık tutmaktadır. Esma Aksoy Khurami ve Ö. Burcu Özdemir Sarı’nın “Hane-Konut Eşleşmesindeki Uyumsuzluklar Üzerine Ampirik Bir İnceleme” başlıklı çalışması, Türkiye’de konut kullanım yoğunluğu üzerinden önemli veriler sunarken; İdris Can Irız ve M. Şehadet Karatoprak, Çorum Binevler Kooperatifi örneğinde bir konut alanının morfolojik dönüşümünü ele almıştır. Gökhan Genç’in geleneksel ve yenilikçi yapı malzemelerini karşılaştırmalı analiz ettiği çalışması ise sürdürülebilir yapı anlayışına katkı sunmaktadır.
Funda Gençer’in Karadeniz bölgesindeki bedesten yapılarının geometrik analizine dair incelemesi, tarihsel yapıların plan prensiplerine ışık tutarken; Zeynep Gökaydın Yenal ve Betül Bilge Özdamar’ın Ankara’nın pastane mekânları üzerinden 1950-1980 sosyal dokusunu haritalandıran çalışması, kent belleği ve kullanıcı etkileşimi ilişkisini irdelemektedir. Makbule Uysal ve Gözde Tekin’in Ankara’nın kentleşme süreci ile beslenme kültürü arasındaki ilişkiyi inceledikleri makaleleri, kültürel süreklilik ve dönüşüm üzerine özgün bir katkı sunmaktadır.
Rukiye Gizem Öztaş Karlı’nın SWOT-SWARA yöntemleriyle Türkiye’deki akıllı kent uygulamalarını değerlendirdiği çalışması, kent teknolojileri açısından stratejik bir bakış sunarken; Sahra Başyazgan Mert ve Mustafa Sinan Yardım’ın Covid-19 sürecinde kent içi ulaşım tercihlerini ele aldığı araştırma, pandemi sonrası kent deneyiminin nasıl dönüştüğünü gözler önüne sermektedir. Mehmet Kocaoğlu’nun Murray Bookchin’in ekolojik liberteryenizmi üzerine yaptığı analiz ise ekolojik siyaset teorisi açısından önemli bir kuramsal katkıdır.
Letonya örneği üzerinden Mustafa Çelen ve Serdar Yılmaz’ın gerçekleştirdiği yerel yönetimlerin idari ve mali yapısına dair karşılaştırmalı analiz, farklı ülkelerde kent yönetimi uygulamalarını kıyaslama imkânı sunarken; Nahit Bek’in sosyal belediyecilik ekseninde sokak hayvanlarına yönelik güncel tartışmaları ele aldığı çalışması, kentsel yaşamda hak temelli yaklaşımı merkezine almaktadır. İrem Dinçler ve Ebru Güller’in görme engelli bireyler özelinde sesin mekânsal algıya etkisini inceledikleri çalışma ise kapsayıcı kent anlayışının destek teknolojileriyle nasıl bütünleştiğine dair önemli bir örnektir.
Sayının derleme makalesi olarak yer alan Amani Uisso ve Harun Tanrıvermiş imzalı “Gelişmekte Olan Ülkelerde Kentsel Gelişme ve Dönüşüm İçin Arazi Düzenleme Modelleri” başlıklı kapsamlı çalışma, Tanzanya özelinde arazi düzenleme modellerinin uygulanabilirliğini tartışarak gelişmekte olan ülkelere yönelik stratejilere katkıda bulunmaktadır.
Ayrıca bu sayıda yer alan kitap incelemeleri, kent tarihine ve kent hakkı perspektifine dair düşünsel bir zemin oluşturmaktadır. Gülcan Minsolmaz’ın “Osmanlı Payitahtı Edirne” adlı esere dair değerlendirmesi, tarihsel kent mekanlarını anlamada kaynak niteliği taşırken; Recep Baydemir’in “Kent Hakkı: Sosyal Adalet ve Kamusal Alan Mücadelesi” kitabına dair eleştirisi, kentsel hak mücadelesinin teorik ve pratik boyutlarını güncel tartışmalarla ilişkilendirmektedir.
Bu bağlamda, elinizdeki sayı; kent çalışmalarına farklı ölçeklerde, disiplinlerde ve tematik açılardan yaklaşan özgün yazılara ev sahipliği yapmaktadır. Akademik birikimlerini bizlerle paylaşan tüm yazarlarımıza, değerlendirme süreçlerine katkı sunan hakemlerimize ve yayına hazırlık aşamasında emeği geçen alan editörlerimize içten teşekkür ederiz.
Kentleri sadece yapılarla değil; insanlar, ilişkiler, sesler, tatlar, adalet arayışları ve tarihsel izlerle birlikte düşünmeye davet eden bu çalışmanın, kent araştırmaları literatürüne katkı sunacağına ve yeni çalışmalara ilham olacağına inanıyoruz.
Detaylı incelemek için: https://dergipark.org.tr/tr/pub/idealkent/issue/91235
ve https://www.idealkentdergisi.com/ adreslerine bakabilirsiniz.